Paylaş :
İntiba
Ömer Orhun
Milli Reasürans Sanat Galerisi
Çeviri: Robert Bragner
8 Ocak – 2 Şubat 2008
1.Baskı, Ocak 2008 (1000 adet)
Karton Kapak, Kuşe Kağıda Lüks Renkli Baskı, (24×32 cm)
Türkçe – İngilizce
56 SayfaKitap Albüm hakkında:Bu fotoğraflar, 2003-2007 yılları arasında Ömer Orhun tarafından Kuzey Hindistan’ın Varanasi (Benares) kentinde çekilmiştir.

Olmayan Yerde Kesik İntibalar

İntiba, bitmemiş, zamana yayılan bir deneyimin sonsuzluğu içinde beliren ufak bir kırılma anı olabilir mi? O ana hapsolduğunu düşündüğümüz tüm bilginin daha sonra bir hayalet gibi geri gelmesi ve üst üste koyduğumuz tüm kaydın yeni baştan belirmesi, izlenimin ilk anına ilişkin bir kesinliği bozguna uğratmaz mı? Fotoğraflara bakarken hissettiğimiz allak bullak edicilik çeken kişinin izlenimini ne ölçüde aşabilir?

İntiba izlenimin gerçekten yaşandığına dair bir eylem fikrini akla getiriyor. Görmek, algılamak ve akabinde belleğin biriktirdiğini geri püskürmesi gibi lineer bir sürecin sonucuna referans veriyor. İzlenimi fotoğraf üzerinden elde etmek ve paylaşmak, modernliğin en sembolik kökensel kategorilerinden biri. Ama sorun fotoğraf olunca ölçülebilir bir derinlik ve sahicilik aramak nafile. Fotoğrafın üçüncü şahıslara nasıl akacağı önceden kestirilemeyen bşr muamma. Onun dili gerçekliğin içinde ama aynı zamanda da ötesinde beliriyor.

Fotoğraf, çekilen ilk anla dolaşımda ve görünür olan son an arasındaki sayısız kırılma halinden biri. Bu sergide de olduğu gibi Ömer Orhun’un çektikleriyle benim gördüklerim arasında bir çeviri sorunu var. Özünde başka coğrafyaların kaydı zaten bir çeviri sorununu gündeme getirmekte. Varolanın görsel kaydı, başka bir dile aktarmaktan doğan bir gözler hükümranlığını başka gözlerin hükümranlığına açıyor. Fotoğrafik kayıt doğası gereği olan yerlerin izini taşır.  Fotoğrafın mekanikliği başka türlü çalışamaz. Ama yine de fotoğrafın bunu aşmasını dileriz, bildiğimizi bozmasını, yeni baştan tanımlamasını arzularız. Ömer’in fotoğrafları, tanımlanmayı değil, zamanın akışını ve olmayan bir yeri algılamanın nasıl bir intiba olduğunu düşündürtüyor. Görme eylemini sonuna kadar açıyor açmasına ama yine de deneyim olarak bıraktığı şey bilginin ötesinde, Nesne, mekan ve canlıları içinde tutan bir yerin, fotoğrafı çeken kişiyi aşan, kendine ait bir bakışı ve zamanı olduğunu hatırlatıyor.

Bu fotoğraflar coğrafyadan ziyade olmayan bir yerin kesik kesik akan kaydını içinde tutuyor. Nefessiz bir çırpıda çekilen imajlar değil hiçbiri. Bir yeri ele geçirmenin imkansız olduğunu anlatıyor Ömer. Oraya ait olamayı değil orası olmayı hissettiriyor. Her türlü karşılaşmanın öngörülemez bir sürpriz olduğunu bilerek, devam eden bir yerle süren ilişkisini içselleştiriyor.

Levent Çalıkoğlu