Paylaş :

Fütuhat-ı Mekkiye
Muhiddin-i Arabi
1977
Garanti Matbaacılık Neşiriyatı
Tercüme: Selâhaddin Alpay
430 Sayfa

Açıklama:

Fütuhât-ı Mekkiyye; sufi, düşünür Muhyiddîn İbn-i Arâbî’nin baş yapıtıdır. Türkçe’ye de çevrilmekte olan eserin tamamlanınca 30 cilt kadar olacağı belirtilmiştir.[1]

Fütuhât-ı Mekkiyye, “Sifr” adı verilen 37 kitap ve 560 bâbdan müteşekkildir. Birinci fasılda maariften (73 bölüm), ikinci fasılda ıstılahlardan (74-189.bölümler), üçüncü fasılda sâlikin ahvâlinden (80 bölüm), dördüncü fasılda çeşitli tasavvûfî temâlardan (270-383.bölümler), dördüncü fasılda zillet ve fark ile ulaşılabilecek hallerden (386-461.bölümler), altıncı fasılda makamlardan (462-558.bölümler) bahsetmektedir. 559.bölüm, kitabın özeti; 560. bölüm ise sonsöz mahiyetindedir. Osman Yahyâ tarafından Mısır’da neşri devam etmektedir.[2]

Bu muhteşem eser otuz bir senede tamamlanmıştır. Eser, mânevî oğlu Sadreddin Konyevî’ye ulaşmış ve 20. yüzyıl başlarına kadar Konya’da Zaviye kütüphanesinde korunmuştur. Bu nüsha, bugün İstanbul’da Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde bulunmaktadır.

İbn Arâbî, kendisini Fütuhât’ı yazmaya iten sebebi eserin giriş kısmında anlatır. Buna göre, Kudüs’ü ve Medine’yi ziyaret eden Arâbî, bundan sonra ilk defa Mekke’ye varıp Kâbe’yi ziyaret ettiği sırada kendisine gelen feyizleri ve ilhamları (Fütuhât) Tunus’taki dostu Ebu Muhammed Abdülaziz ile Abdullah Bedr el-Habeşî’ye açma ve anlatma arzusu duyar.

Yine anlatıldığı kadarıyla İbn Arâbî, Hz. Peygamber’i, öbür peygamberleri, melekleri, evliyâları ve âlimleri bir gece rüyada görür. Kendisine beyaz bir cübbe (Hil’at) giydiren Hz. Peygamber, minbere çıkıp bir hutbe okumasını ister. Verilen görevi yerine getiren İbn Arabî: “Ruhu’l-Kuds’ten gelen bir vahiy olan o hutbe fütuhâtın önsözüdür” der.